Samsun-Terme-Miliç

Karadeniz Turu 1. Gün

(25 Haziran 2018)

Hamamözü’nden 25 Haziran sabahı yola çıktık ve Samsun’da aile dostumuz Dr. Mustafa Amcamıza merhaba dedik. Seyahatlerin en güzel taraflarından biri de farklı sebeplerle görüşemediğiniz güzel insanlarla hem hal olmak onlarla dertleşmek değil midir? Sağolsun uzun süredir onu ihmal etmemize küçüklüğümüzü bilip yeterince halini hatrını soramamıza rağmen bizi çok güzel karşıladı. Bizlerle Türkiye’de ve dünyada bilim adamlarına verilen değerden şu an uğraştığı hobi bahçesine kadar yıllarca biriktirdiği bir çok tecrübesini paylaştı. Ayrıca Samsun’un güzel bir esnaf lokantası olan İkizler Tandır’da da öğlen yemeği ikram etti.

İkizler Tandır’da  tandır kebabı yiyebileceğiniz gibi içinde kuzu eti de bulanan döneri, kelle paça çorbası ve diğer sulu yemek çeşitleriyle karnınızı doyurmanız mümkün. Biz porsiyon döner yemeyi tercih ettik, oldukça lezzetliydi. Mekan öğlen saatlerinde epey kalabalık. Masalar düzenli. Tuvalet temizdi. Garsonların iletişimi iyiydi. Fiyatları pahalı değildi.

Yemekten sonra amcamızdan müsaade alıp Çarşambaya doğru devam ettik. Çarşamba’da kısa bir mola verdik. Karadeniz kendini göstermeye başladı hava biraz bulutlandı ve yağmur çiselemeye başladı. Yeşilırmak Nehri boyunca düzenlenmiş parkında ve nehir üzerine yapılmış köprüde biraz vakit geçirdik. (Google Maps’te Tarihi Köprü diyor ama Tarihi kısmını sel almış galiba köprü betonarme ve oldukça yeni. Hani Tarihi Köprü yerine cedid köprü deseler hem ilgi çekici hem de doğru bilgi olur.)Çarşamba havası aldıktan sonra akşam yemeği için çarşısında biraz alış veriş yaptık.

Çarşamba’nın Zafer Takı – Arc de Trimophe 🙂

Vedat Milor’un gittiği Pideci Galip Usta’da pide yaptırdık. Vedat Milor damak tadı açısından bizim damak tadımızla benzer ve bu yüzden gidip tavsiye ettiği mekanlara elimizden geldiğince seyahatlerimizde uğramaya çalışıyoruz. Hatta bazen rotamızı ona göre belirliyoruz. Galip Usta samimi bir esnaf, çalışanları da öyle. Hatta çalışanları o kadar yardımsever ki “Çarşambanın simiti de  meşhurmuş öyle mi? Nerden alabiliriz?” diye sorduğumuzda, abi ben size alayım çarşıda seyyar bir simitçi amcamız var diyip hemen koştu. Maalesef simitler bittiği için alamadan döndü. Pideye gelince hamuru da içine koyduğu harcı da pideyi pişirme oranı da dört dörtlük.  Fiyat da oldukça makul.

İkindi namazını Rıdvan Bey Camiinde kıldıktan sonra ilk kamp kuracağımız Çınarsuyu Tabiat Parkına doğru devam ettik. Park sivil kampçılığa kapanmış. Yunus Emre Kurtuluş Kampı olarak sadece öğrenci gruplarına hizmet vermeye başlamış. Allahtan havanın kararmasına daha vakit vardı. Çarşamba’dan Çınarsuyu’na doğru giderken yol üstünde gördüğümüz Samsun Büyükşehir Belediyesine ait Miliç Sahil Tesislerine 15 km geri döndük. Miliç tesisleri Terme ilçesinde. Bu tesis iki bölüme ayrılmış. Bir bölüm gündelik piknik için ziyarete gelenlere bir bölüm de kamp yapmak isteyenlere hizmet veriyor. Girişte ne için geldiğinizi görevlilere söylüyorsunuz hem ona göre ücret alıyorlar hem de sizi yönlendiriyorlar. İki grubu yan yana getirmemeleri çok iyi olmuş. Mangal kokusundan ve gürültüden kurtuluyorsunuz. Çadır kurma alanları ve karavancılar için park alanları düzenlenmiş. Tuvaletleri oldukça temiz. Duş alma yerleri de var. Çam ağaçlarının gölgesindesiniz ve kumsal 10 metre ilerinizde  (hoş biz gölgeye ihtiyaç duymadık zira  Çarşamba’da çiseleyen yağmur burada da devam ediyordu.).

Karadeniz Havası
Çadır Alanı
Bir takım imar çalışmaları…

Hava kararmadan çadırlarımızı kurduk. Çocuklar yağmur durunca salıncakta, kaydırakta vakit geçirdiler. Çarşamba’da yaptırdığımız pideleri kavunla birlikte akşam yemeği olarak afiyetle yedik.

Maşallah…
Park Alanı
Çadırlar Hazır
Yat Modu

Akşam çayımızı demledik. Daha sonra da çadırlarımızda uykuya çekildik. Ama ne uyku: Uzun bir ara verdikten sonra çadırda kamp yapılan ilk gece sendromu diye bir sendrom olsa gerek. Bu sendrom Kerem ve Selim’de yarım saat arayla fırlatma sistemiyle dürtülmüşler gibi yattıkları yerlerden “Nerdeyiz?” diye hoplamalar, ben de ise derin uykuya geçememe şeklinde tezahür ediyor. Tulumdan çıkma çabalarıyla  çiş ihtiyaçlarının ilk gece sendromunun bir parçası olmadığını diğer gecelerde rutinleştiğini de zamanla anlıyoruz. Ve gün 26 Haziran’a dönüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest