Biz Kimiz ?

Merhaba!

Biz ; iki kızkardeş,iki bacanak ve ikisi çiçek üçü böcek beş evlatlı bir grubuz. Kimimiz öğretici,kimimiz yönetici,kimi uzman, kimi evde serbest takılan, pek çoğuysa halen öğrenen 9 kişiyiz. İnsan olarak konforlu bir hayat içinde yaşamaya, sahip olma hırsıyla ruhsuz binalara hapsolmaya, uzun vadeli çıkar hesaplarıyla prestij sağlayarak varlığı sürdürme salgınına karşı duruş sergilemeye çalıştığımızdan, Rahatbatangiller ‘iz. Mutlu olmanın tadına mavi gök,yeşil yer ve doğanın sesiyle vardık.Allah ağzımızın tadını bozmasın!

Rahatbatangiller Karagölde

Dünyanın bütün nimetleri elinde bile olsa,onları tadabilecek bir ruh gerekir.Çünkü bizi mutlu eden;bir şeyin sahibi olmak değil,tadına varabilmektir

Michel de Montaigne

Birliktelik hikayemiz 2016 yılının 19 Mayıs tatilinde düzenlediğimiz Taraklı-Göynük-Mudurnu-Sapanca gezisiyle başladı. Tarihi evler arasında, sakinliğin tadına vardığımız, bol yeşilli birkaç gündü geçirdiğimiz. Tabi konaklamalar otel ve pansiyonlardaydı o zamanlar. Farkettik ki ; beraber yolda olmak güzel, devamı geldi.

Bu beraberliklerden farklı hayaller türedi, bisikletle dünyayı gezmek gibi. Aile ve yakın çevremizden, çolukla-çocukla saçmalamayın! , tepkilerine maruz kalsak da, tam yol ileri, deyip ilk adımı attık. Önce katlanır bisikletlerimizi, sonra çadırlarımızı ve ardından kıyafet, kamp mutfağı, yatak-tulum ihtiyaçlarımızı temin ettik. Fırsat buldukça arabalı ama yanımıza bisikletlerimizi de alarak yakın şehirlere gidip deneyimledik çadırlı hayatı.

Erdek – Nisan 2018

Nihayet karar verdik, bisikletlerimizle ve çocuklarımızla çadırda konaklamak üzere uzun Karadeniz turuna çıkacaktık. Önce kendi memleketimizde yapalım derken evdeki hesap çarşıya uymadı zira çocukların da bizzat kendilerinin bisiklet kullanacakları bu yollar tehlikeliydi. Hayalkırıklığıyla iki tekerden dört tekere geçtik ama çadırdan taviz vermedik.

Çat Vadisi

Herbir üyemiz için de bazen yorucu bazen korkutucu geçen bu 15 gün, inanılmaz keyifliydi. Yolda olmanın, tabiatın içinde konaklamanın,kuş sesleriyle uyanmanın ve sürekli aramanın dayanılmaz cazibesine kapılmıştık bir kere.

Amasya Gölköyde Bir Yayla

Bir insanı tanımak istiyorsan, onunla yola çık derler. Fırsat buldukça yoldayız çok şükür. Daha yaz biterken tadı damağında kalan evlatlar, bir dahaki kampın ne zaman yapılacağını şevkle sorgular oldular. Fabrika ayarlarına dönmek, içinden koparıldığımız yere tekrar kavuşmak, şimdilik süreli de olsa bize iyi geldi. Birbirinden farklı huy ve ahlakta bu dokuz kişi ; önce kendini, sonra birbirini ve nihayet yaşadığı alemi tanıyıp, sevip, güzelliklerine sahip çıkmaya talip. Dileğimiz tüm dünyayı, ömrümüz yettiğince gezip tanımak.Zira , “ bu dünya bizim memleket! “

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir