Macaristan’da iki Şehir,Estergon ve Budapeşte

17.07.2024 Çarşamba

On iki saate iki Macar şehri sığdıracağımız bir gün bizi bekliyordu. Dönüp dolaşıp aynı yerde geceleyeceğimiz için toparlanmakla uğraşmadık , kapımızı kilitleyip erkenden düştük yollara.

İki günlük ikametgahımız

Hareket Planı

Belirlediğimiz ilk uğrak yerimiz, konakladığımız Nyergesújfalu’ya (Sadece Oymak Beyimiz telafuz edebiliyordu 🙂 ) çok yakın olan Estergon‘ du. Zira tarihimizde önemli bir yeri olan bu mekanı görmeden geçmek olmazdı. Sonrasında ise Macaristan’ın başkenti Budapeşte’yi gezip, tekrar evimize dönecektik. Evet yazarken bile yoruldum gezerken ne kadar yorulduğumuzu gelin anlatalım.

Estergon Kal’ası Su Başı Durak Aman 🙂

Tuna nehri boyunca atalarımızın at koşturduğu mekanlarda bulunmak bu yolculuğa ayrı bir anlam katmış olacak ki, kulaklarda o malum nağmeler çınlarken mekana giriş yaptık.

Demir atımız Estergon’da 🙂

Zamanımız kısıtlı idi, doğrudan kaleye çıktık. Estergon, Macaristan ve Osmanlı tarihinde büyük bir önem taşır. 13. yüzyıl başına tarihlenen kale, Macaristan’ın tarihinde inşa edilmiş ilk önemli yapılardan birisiymiş. 1241’deki Moğol istilasına kadar Macar Krallığı’nın idari ve dini merkezi olmuş. Osmanlı Devleti, ilk defa 1543’te kaleyi zaptetmiş.

Çocuklar bugün çok istekli maşallah

Kalenin içinde Estergon Bazilikası mevcut. İçini gezemedik çünkü kapalıydı.

Estergon Bazilikası

Eşsiz güzelliğiyle Tuna Nehri ve Macaristan’ın Estergon kentini Slovakya’nın Štúrovo şerine bağlayan Marie Valerie köprüsünü seyrederken , sandviçlerimizi afiyetle bitirdik.

Manzara müthiş

1893 te yapımına başlanan köprü iki yılda tamamlanmış ve açılış esnasında iki yakadaki tüm kiliselerin çanları aynı anda çalmış. Hilal şeklinde kafes kirişlerden oluşuyormuş. Bol bol fotoğraf çekinip , atalarımızın nal seslerini hayal ettik 🙂

Merhaba BudaPeşte

Estergon’dan ayrıldıktan sonra, navigasyon bize iki ayrı yol tarifi verdi. Birisi dağdan diğeri ise ana yoldan giden. Dönüşte ana yoldan geleceğimiz için, gidiş için dağ yolunu tercih ettik, iyiki de öyle yapmışız. Bol yeşillikli ve düzenli köylerin arasından kıvrılıp yaklaşık bir saat içinde hedefimize ulaştık.

Tabi ki yeşil olan 🙂

Yürüyüş Başlasın

Aracımızı merkezde bir otoparka bıraktıktan sonra gezimize başladık. Otopark ararken, gördüğümüz tarihi mekanların çokluğu , adımlarımızın fazla olacağına dair bir fikir oluşturmuştu akıllarda.

Aziz Stephen Bazilikası

İlk durağımız Aziz Stephen Bazilikası idi. Aziz Stephen Bazilikası (Macarca: Szent István Bazilika), şehrin en büyük ve en önemli dini yapılarından birisi. Sadece bir ibadethane olmakla kalmayıp, aynı zamanda Macaristan’ın tarihi ve kültürel simgelerinden biri olarak kabul ediliyormuş. En önemli özelliği ise, bazilikanın içinde, kralın mumyalanmış sağ elinin, yani “Kutsal Sağ El” (Szent Jobb) olarak bilinen bir kalıntısının saklanmasıymış. Mimarisini dışardan inceleyip devam ettik.

Aziz Stephen Bazilikası

Özgürlük Meydanı

1848-49 Macar Devrimi’nin ardından, özgürlük arayışının bir sembolü haline gelen “Özgürlük Meydanı” na doğru adımlamaya devam ettik. Meydanda birçok ziyaret noktası bulunmakta. Bunlardan en önemli ikisi Sovyet Anıtı ve Macaristan’ın Nazi İşgali Kurbanları Anıtı. Eğer ilginizi çekiyor ise bir de Ronald Reagan heykeli mevcut. Soğuk savaşın sona ermesindeki rolü için dikildiği söyleniyor ama, biz biliyoruz bu türküleri maalesef, ABD o zaman da söylüyormuş.

Adımlamaya Devam

Budapeşte’de adımlamaya devam ederken, sokakların temizliği, düzeni ve tarihi dokunun bozulmaması dikkatimizden kaçmıyor.

Gezdiğimiz diğer büyük şehirlerde de benzer durumlara şahit olmuştuk. Karşımıza büyük bir meydan çıkıyor. Huzurlarımızda Kossuth Lajos Meydanı.

1848-49 Macar Devrimi’nin liderlerinden biri olan ve Macaristan tarihinde ulusal bir kahraman olarak görülen Lajos Kossuth’un adını taşıyan meydan, aynı zamanda Parlamento Binası‘na da ev sahipliği yapıyor. Bir de Macaristan’ın ulusal kahramanı Lajos Kossuth‘un at üzerindeki heykeli var.

Meydanda bol bol fotoğraf çekinip, geleneksel “Rahatbatangiller Budapeşte’de” videosunu çektikten sonra sıradaki görevimize doğru harekete geçtik.

Görev Tamam !

Ferrari Aşkı

Tuna Nehri’nin kıyısına geçtik, Buda ve Peşte bölgelerini seyre dalıp, Budapeşte’nin tarihi dokusunu seyrettik.

Yorgunluğun ağır basması ve saatin de ilerlemesi ile turu hızlandırmaya karar verdik. Tabi ki yorulan ekip üyelerini zorla yürütmeyeceğimiz için arabayı park edilen yerden alma görevi yine malum kişiye düşecekti.

Bu sefer rahatbatangillerin genç tayfası da yanımızdaydı, eşlik etmek istemelerinin sebebi ise otoparkın binasında Ferrari bayisi olmasıydı.

Bu tekne kaç milyor 🙂

Gülbaba Türbesi

Birlikte aracımızı bulunduğu yerden alıp, önemli ziyaret noktalarından Gülbaba Türbesi‘ne gitmek için şehrin Budin (Buda) kıyısına geçtik.

Asıl adı Cafer olan Gül Baba, külahında sürekli bir gül taşıdığı için bu lakapla anılmış. Kanuni Sultan Süleyman’ın Budin Seferi’ne katılan Gül Baba, 1541’de Budin’in fethi sırasında vefat etmiş ve Kanuni Sultan Süleyman’ın da katıldığı bir cenaze namazıyla şimdiki türbesinin olduğu yere defnedilmiş. Tika da mekanın tadilat tamirat işlerini üstlenmiş.

Gezinin Son Demleri

Yorgunluktan ayaklarımıza kara sular inince , görmek istediğimiz son yerleri de panoramik araba turuyla nihayete erdirdik. Kahramanlar Meydanı bunlardan ilkiydi.

Kahramanlar Meydanı (Macarca: Hősök tere), şehrin en büyük ve en sembolik meydanlarından birisi. Meydan, Macaristan’ın bininci (Yok daha neler) yıl dönümü kutlamaları için 1896 yılında inşa edilmeye başlanmış ve 1929 yılında tamamlanmış. Alanda birçok simgesel yapı mevcut.

  • Milenyum Anıtı: Meydanın merkezinde, Macaristan tarihinin en önemli liderlerini ve olaylarını anan büyük bir anıt kompleksi bulunuyor. Bu anıt, dikilitaşın en tepesinde yer alan heykel Cebrail’i simgeliyormuş. Cebrail, elinde Macaristan’ın kutsal tacını ve çift haçını tutuyormuş.
  • Yedi Macar Şefinin Heykelleri: Milenyum Anıtı’nın tabanında, Karpat Havzası’na gelen yedi Macar kabilesinin şeflerinin atlı heykelleri bulunuyor. Bu heykeller, Macar milletinin kökenini sembolize ediyormuş.
  • Sütunlu Anıtlar: Meydanın her iki yanında, Macar tarihinin önemli krallarının, liderlerinin ve kahramanlarının heykellerini barındıran iki yarım daire şeklinde sütunlu anıt yer alıyor. Bu heykeller, Macaristan’ın tarihsel mirasını ve ulusal kimliğini yansıtıyormuş.
  • Meçhul Asker Mezarı: Meydanın önünde, bilinmeyen askere adanmış bir anıt mezar da bulunmakta.

Ayrıca meydanın yanı başında görülesi bir yapı daha mevcut. Güzel Sanatlar Müzesi olarak görev yapan bina gerçekten dikkat çekici.

Budapeşte’ye Veda

Meydanı gezip birkaç fotoğraf aldıktan sonra, arabada yorgunluktan bitmiş diğer ekip üyelerine katılarak şehre veda ettik.

Yine görüşeceğiz Budapeşte

Biz Budapeşte’yi çok beğenmiştik. Bol bir zamanda sadece şehri keşfetmek için geri gelmenin hayali ile ismini sadece oymak beyimizin söyleyebildiği yere doğru yola çıktık. yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından evimize geldik.

Tekrar merhaba

Aç karınlar doyurulup, çaylar yudumlandıktan sonra ertesi günkü yol planları eşliğinde günü sonlandırdık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest