Sinop – İnceburun – Abana

Batı Karadeniz Turu 4. Gün

07.07.2021 Çarşamba

Sabah borusu öttüğünde, o günün çocukların insiyatifinde geçeceğini önceki akşamdan tahmin edebiliyorduk. Yol boyu denize paralel gitmenin bir sonucu olarak denize girmek arzusu içinde olan 5 çocukla yolculuk etmenin bir bedeli olmalıydı. 🙂 Yani uzun lafın kısası sabah yüzümüzü deniz suyu ile yıkadık. 🙂

Deniz Çarşaf

Bir kısmımız kahvaltı hazırlıkları yaparken bir kısmımız da çocuklara göz kulak olmakla meşguldük. O sabah çocuklar muradına ermiş ve denizin tadını doyasıya çıkarmışlardı. Ufak bir kahvaltı molasının ardından son bir kez daha dalgalara bıraktık kendimizi.

Keyifler Gıcır
Kahvaltımız

Bir süre sonra ise deniz tuzu arındırma, çadır toplama faaliyetleri ile meşgul olup, eşsiz Hamsilos Koyu’nu gezmek üzere kamp alanından ayrıldık.

Giyinme Kabinimiz

Hamsilos Koyu

Türkiye ve Dünya’da görmek istediğimiz birçok bölge ve yer var. Gezilerimizden önce hepsini tek tek haritadan işaretleyip rotamızı oluştururuz. Hamsilos Koyu da epey önce haritadaki listemizde yer almış çok özel bir mekân. Cüzi sayılabilecek bir ücret ile giriş yaparak içeride çok iyi vakit geçirmek mümkün. Bol bol yürüyüş yapıp güzel manzaranın tadını çıkardıktan sonra bölgeden ayrıldık.

Bekle bizi İnceburun biz geliyoruz!

İnceburun Deniz Feneri

Coğrafya derslerinde yurdumuzun en uç noktaları öğretilirken hep merak ettiğim ve gitmek istediğim yerdi İnceburun. Ekip üyeleri de benimle aynı fikirde olacak ki yol boyunca bir başka heyecanla baktık camdan.

Bir saate yakın bir yolculuğun ardından deniz fenerine ulaşırken, eski bir dosta kavuşur gibi bir duygu sardı içimi. Çok da anlam veremediğim bu halin sebebi, belki de çocukluk yıllarına duyduğum özlem  ile ilgiliydi. Alışkın olmadığım romantikliği kısa sürede üstümden atarak arabayı uygun bir yere park edip manzaranın içine daldık.

Orta yaşlı bir çiftin himayesindeki deniz feneri ve uçsuz bucaksız Karadeniz, çok güzel izler bıraktı hafıza sarayımızda. Eşsiz manzaranın etkisi ile büyülenen bedenlerimiz, “Baba mısır alalım mı?” sorusuna maruz kalarak uyandığında kendimizi kaynayan kazanın önünde bulmuştuk çoktan. Çocukla gezmenin yan etkilerini (mısır mısır olalı bu fiyattan satılmış mıdır bilmem) iliklerimize kadar hissettikten ve rüzgârın tadını doyasıya çıkardıktan sonra saat ilerlemiş, yola çıkmak için epey geç kalmıştık. Buyüzden uğramak istediğimiz bazı yerleri es geçerek, bu geceki kamp alanımız olan Abana’ya doğru hızlıca yola çıktık.

Abana Yolcusu Kalmasın

Önümüzde yaklaşık iki saatlik bir yol vardı ve herkes de yorgundu. Eşsiz Karadeniz manzarasının eşliğinde yolculuk ederken ahalinin bir kısmı uyudu.

Yol Manzaraları

Gün batımını biraz geçerken Abana Yeşilyuva Tabiat Parkına ulaşmıştık. Gözler mahmur bedenler yorgun bir şekilde uygun bir yer bulup çadırlarımızı kurduk. Hava biraz bozuktu, çadırlarımıza ek olarak, Oba Beyimizin muhalif görüşüne rağmen tentemizi de kurmaya oy çokluğuyla karar verdik. Bir yandan kurulum çalışmaları devam ederken bir yandan da, açlığın da etkisi ile çocuklar akşam yemeği hazırlıklarına yardım ettiler.

Bir Takım Çalışmalar

Erişte ve cacık kardeşliği ile mideler bayram ettikten sonra ufak bir bölge keşfine çıkıldı. Temiz havanın etkisi, yorgunluğun verdiği ağırlık ve sayamayacağımız birçok etken neticesinde gözler gecenin karanlığına yenik düştü.

Günü demli bir çayla tamamladığımızı düşünürken gece şakır şakır yağmur sesi ile uyandık. Bizim ekibin çoğu derin uykuda olmasına karşılık kamp alanında bir hareketlilik vardı. Sağanağın etkisi ile su alan çadırlarından çıkan komşularımız, yağmurun dinmesini bekliyorlardı. Obamızın çadırlarını kontrol ettikten sonra yağmurdan etkilenmemenin mutluluğu ile ikinci kez uykuya daldık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest