Bağbaşı Yaylası, Denizli ve Honaz Dağı
Orta Batı Anadolu Turu 5. ve 6. Gün
(01-02 Ağustos 2019)
Sabah Tepe Kamping’de güne merhaba dedikten ve kahvaltımızı yaptıktan sonra hazırlanıp alandan ayrıldık. Hedef Denizli merkez ve Başpınar Yaylası.


Denizli’de belediyenin katlı otoparkına arabamızı park edip çarşıda ufak bir tur attık. Merkezdeki tarihi Arasta Camisi‘nde öğlen namazını kılıp, tadına doyamadığımız Tavas Pidesi için önerilen bir başka mekan Gazezoğlu Pidecisine gittik. Lezzeti yerinde, hamuru kıvamında ama karşılaştır derseniz tabiki bir önceki gün yediğimiz Nihat Usta.
Karnımız doyduğuna göre artık soluğu yaylada alabiliriz deyip, düştük 1400 metre rakımlı Bağbaşı yoluna.
Yaylaya özel araç giremiyor, ancak teleferik ile kısa süreli bir yolculuk sonunda ulaşılıyor. Kamp alanları mevcut fakat bütün göçünüzü sırtınıza alıp bu yolla yukarı çıkmak, çok eşyalı beş çocuklu bizim gruba zor geldi. Teleferikten istasyonda indikten sonra ücretsiz servislerle yaylaya ulaşım sağlanıyor.

Yaylada restoran, cami, park alanları, tuvalet ve kalabileceğiniz bungalov evler gibi hizmetler var. Belediye tarafından işletilen mekan gerçekten temiz. Denizli merkeze bu kadar yakın bir yayla olması, yöre halkı için bir şans. Umarız kıymeti bilinir.
Birkaç saat vakit geçirdikten, ciğerlerimizi temiz havayla doldurduktan sonra, bir önceki gün yanlış kapısından girdiğimiz ve geri döndüğümüz Honaz Dağı Milli Parkına doğru yollandık. 35-40 dakikalık rahat bir yolculukla nihayet hem milli parkların hem de belediyenin işlettiği iki ayrı alanın olduğu tertemiz bir kamp alanı bulduk. Karavancıları görünce sevindik, nerede mesken tutacağımızı danıştığımız amca ve teyze burada yaz başından sonuna kadar kalıyorlarmış. Her yer sizin, istediğiniz yere kurun çadırınızı, cevabıyla yerleştik hemen ve başladık çorbayı kaynatmaya. Yemek-içmek, okumak, yavru köpekleri sevmek, piknikçilerden gazoz kapağı toplamak, yıldızları seyre dalmak, hamakta sallanmak derken gece olmak uykuya yatmak.

Doğallığıyla, sessizliğiyle Honaz’ı da, hoşsohbet ve misafirperver karavancı komşularımızı da çok sevdik. Bir gece daha kalıp iyice dinlenelim istedik. Öğrendik ki yakında Serinhisar diye bir belediyelik var, burda hem Cuma namazı kılıp hem de pazar alışverişimizi yaptık.
Honaz’a geri döndüğümüzde komşu teyzeden gelen közlenmiş mısırlarla karşılaştık. Bu toprakların insanı olduğumuza şükredip, ikramları zevkle yedik. Ufaklıklar da boş durmamışlar, çamurla toprakla haşır-neşir olmuşlar. Oynarlarken, etraflarındaki plastik atıkları görünce mıntıka temizliğine girişip tabiata hakettiği muameleyi yapmışlar. Herşeye ve herkese hakkını vermek, prensibimiz! Lütfen ciğerlerimizi yok etmeyelim!


Bugün dinlenme günüydü. Mekanın ve zamanın tadını çıkardık anlayacağınız.

Akşamı sağlıkla afiyetle geride bırakıp huzurla yatmaya hazırlanırken, dünya yolcusu olan hepimizin aklında aşağı yukarı aynı düşünceler: Acaba yarın nerde ve kimlerle olacağız?





















