Günlerden Saraybosna

12.07.2024 Cuma

Kalk Borusu Çaldı 🙂

Bugün tüm günümüzü Saraybosna’yı keşfetmeye ayırmıştık. Sabah erkenden kalkıp lezzette meşhur Buregdžinica ya gidecektik. Oymak Beyimizin planlı duraklarından olan börekçiye gidip, sıcak bir günde vantilatörlü bir masa bulup oturduk. “Ne varsa getir” edaları ile siparişimizi verdikten sonra gün içinde harcayacağımız enerjimizi düşünerek afiyetle silip süpürdük tabaklarımızdakileri.

Mekan 🙂

Tarihi Şehir Merkezi

Sabah biraz geç uyandığımızdan Cuma namazı öncesinde birkaç yer görüp, namaz sonrasında gezimize devam etmek düşüncesindeydik. Bu nedenle öğleden önce şehrin merkezindeki saat kulesi, Gazi Hüsrev Bey Bedesteni, ve etrafındaki tarihi yapıları keşfettik.

Gazi Hüsrev Bey Bedesteni, 1555 yılında Kurşunlu Medresesi, Gazi Hüsrev Bey Camii ve Saat Kulesi’nin hemen yakınında inşa edilmiş ve doğu girişiyle bunlara bağlanmış. Yapımında Dubrovnik taş ustalarının emekleri bulunmaktaymış. Bedesten, görünümüyle İstanbul’daki Kapalı Çarşıyı anımsatmakta.

Birtakım İncelemeler

Farklı Bir Ülkede Cuma Namazı Deneyimi

Bedesteni gezdikten sonra , Gazi Hüsrev Bey Camiine yöneldik. Başka bir ülkede yabancı dilde cuma hutbesi dinlemek, farklı bir tecrübe oldu.

Allah kabul etsin,Amin

Gazi Hüsrev Bey Camii, Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’nın kalbi sayılan Başçarşı’da yer almakta. Bosna Sancak Beyi Gazi Hüsrev Bey tarafından 1531 yılında Mimar Sinan’a yaptırılmış. Bosna Savaşı sırasında Saraybosna’da yer alan tüm kültürel ve dini eserleri ortadan kaldırmayı amaçlayan Sırp ordusunun başlıca hedeflerinden biri olmuş.

Gazi Hüsrev Bey Camii

Adımlamaya Devam

Namazdan sonra Saraybosna turuna devam ettik . Şehrin görülmesi gereken tarihi yapılarından birisi , Kutsal Kalp Katedrali. Yaygın olarak Saraybosna Katedrali olarak anılan bu yapı , Bosna-Hersek’teki en büyük katedral. Saraybosna Kuşatması sırasında hasar gören bina , tamamen yıkılmamış.

Kutsal Kalp Katedrali

Farklı Bir Market

Katedral ziyaretinden sonra yine şehrin önemli turistik yerlerinden Gradska tržnica Markale isimli (Söylemesi zor 🙂 ) markete geldik. Çeşit çeşit peynirler, yoğurtlar, zeytinler, kuru etler burada görücüye çıkmış. Güleryüzlü esnaf yanaşan müşteriye tattırıyor yöresel lezzetleri.

Müze gibi Market girişi 🙂

Saraybosna Cenneti

Birkaç çeşit kuru et ve biberli yoğurt aldıktan sonra şehir sokaklarını adımlamaya devam ettik. Saraybosnadaki tarihi ve ikonik mekanlar arasında kaybolduk. Nihayet karnımız acıktı. Günün verdiği yorgunluktan kurtulmak için , son enerjimizle şehrin güzel parklarından birine sürdük arabamızı. Merkeze yaklaşık 15 km uzaklıkta olan Vrelo Bosne , şırıl şırıl akan deresiyle , kuş sesleri ve yeşillikler arasında cenneten bir köşe olarak enerjimizi yerine getirdi. Girişi ücretli olsa da görmeye değer bir yer. Akşam yemeği niyetine azıklarımızı atıştırıp mekanın keyfini çıkardık.

Bilge Kral: Aliya İzzetbegoviç

Günün son durağı olarak, Aliya İzzetbegoviç ‘in mezarını ziyaret etmek istedik ama Google haritaların azizliğine uğradık. Yöneldiğimiz ilk mezarlık , belli ki bizden Fatiha bekleyen şehre tepeden bakan başka hamuşanındı. Görevimizi yerine getirip, tekrar azmedip Bilge Kral, Aliya‘nın kabrine ulaştık. Aslında şehir merkezinde olan mekanı bulamamanın , biraz meziyet gerektirdiğini mezarlığa gittiğimizde anlamıştık. Vardır her olanda bir hikmet.

Mezar taşında yazan “Allah’a yemin ederim ki biz köle olmayacağız” sözü Bilge Kral’ın mücadelesini, hayata bakış açısını ve nasıl bir lider olduğunu gelecek nesillere anlatır nitelikteydi.

Gün Sonu

Ertesi gün ihtiyacımız olan şeyleri almak için markete gittik. İhtiyaçları giderdikten sonra ,günü çay ve atıştırmalıklarla sonlandırdık. 

Aburcubur 🙂
Mutlu Son

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest