Bafra’ya Veda Sinop’a Merhaba

Batı Karadeniz Turu 3. Gün

06.07.2021 Salı

Bir önceki günün yorgunluğunu, biraz geç kalkarak atmaktı planımız fakat erken denecek saatlerde uyanmak zorunda kaldık. Sebebi ise yakınlardaki bir havaalanından kalkan pırpırlı uçakların gürültüsüydü.

Tepemizden geçen uçakların gürültüsüne rağmen uyumaya devam edenler de vardı ama obanın bir kısmı güneş doğarken uyandırılmıştı. Neyse, yapacak bir şey yok deyip sahilde ufak bir yürüyüşe çıktık. Sabah saatlerinde sahilde koşanlar ve spor yapanlar vardı.

Onları izledikten sonra kamp alanına geri dönüp çadırlarımızı topladık. Kahvaltıyı Bafra’nın eşsiz lezzetleriyle yapmayı planlıyorduk.

Tercihimizi merkezdeki Niyazi Kesim Pidecisinden yana kullandık. Oymak beyimizin tercihi ile seçtiğimiz bu yerin en doğru tercih olduğunu, hesabın kabarıklığı gösteriyordu. J

Şaheser

Bafra pidelerini midemize indirdiğimize göre, yola çıkma vakti gelmişti. Hedefimiz Sinop.

Birkaç saat süren yolculukta çocuklar kah uyudu kah yol şarkılarına eşlik etti.

Sinop

Öğle saatlerinde Sinop’a vardık. İlk ziyaret etmek istediğimiz yer kuşkusuz Tarihi Sinop Cezaevi’ydi.

Lakin tadilat nedeni ile kapalı olan mekanın kapısından dönmek zorunda kaldık. Moralimizi bozmadan şehri keşfe koyulduk.

Gezilerimizde, bölgenin kültürünü ve gündelik yaşamını yakından öğrenmek için müze ziyareti yapıyoruz. Bu sayede gezdiğimiz yerleri içselleştirebiliyoruz. Aracımızı uygun bir yere bırakıp Sinop Etnoğrafya Müzesi’nin yolunu tuttuk.

Minik Gezginler

Sonrasında ise şehri yürüyerek keşfetmeye devam ettik. Pervane Medresesi ve Alaaddin Camii’ni gezdikten sonra, sıcak havanın ve yürüyüşün etkisiyle yorulmuş bedenlerimizi cami avlusunda biraz dinlendirdik.

Gözlere ve Gönüllere Şifa

Öğlen namazımızı kılıp enerjilerimizi yeniledikten sonra Sinop Kalesine doğru yolumuza devam ettik.

Sinop Kalesi

M.Ö. 8. yüzyıla kadar dayanan tarihi ve sunduğu eşsiz manzara ile kendisine hayran olduğumuz bu tarihi mekânı dolaştıktan sonra burçların üstünde, rüzgârın keyfini çıkardık.

Manzaraya gel…

Bu gece kamp yapmayı planladığımızı Hamsilos Tabiat Parkına çok da geç saatte varmak istemediğimizden hızlı hareket etmemiz gerekiyordu, zira gezeceğimiz çok yer vardı. Çocukları kale bölgesinde bırakıp arabayı park ettiğimiz yerden almak için yürüyerek merkeze doğru yürüdük. Gezerken yol üstünde gördüğümüz bir kahvaltıcıya girip ertesi gün için alışveriş yapmak niyetindeydik. Yöresel ürünler satan Peynirci Yaşar’dan alışverişimizi yaptık. Tanıştırayım, kendileri Rahatbatangiller’in ilk sponsoru olurlar. 🙂

İlk resmi sponsorumuz 🙂

Alışverişimizi yaptıktan sonra, çocukları da alıp bir yarımada olan Sinop’u tam bir tur atarak gezimize devam ettik.

Türkiye’nin en kuzey ucu olmasa da Sinop’un en kuzey noktasına gidip hem Karadeniz’in eşsiz manzarasının tadını çıkardık hem de ufak çaplı bir piknik organizasyonu ile yolculuktan önce bir şeyler atıştırdık.

Manzaramız
Piknik alanımız

Pandemi Etkisi ve Kamp Alanlarındaki Rant

Hedefimiz akşam karanlık çökmeden Hamsilos Tabiat Parkına ulaşıp çadırımızı kurmaktı. Kısa bir yolculuğun ardından bölgeye ulaştığımızda ‘pandeminin kamp alanları üzerindeki etkisi’ adlı dersi uygulamalı olarak alacağımızdan habersizdik.

Tabiat parkının girişinde, kamp alanları için istenen en astronomik fiyat ile karşılaşınca kuyruğumuzu kıstırdığımız gibi ikinci alternatif olan Demirkollar Camping’e sığınmak zorunda kaldık. Zorunda kaldık diyorum zira burası da normal ücretin üstünde bir ücret talep etmişti. Çok alternatifin olmaması ve havanın kararması ile buraya çadırımızı kurduk. Bu sırada çocuklar, sahilin tadını çıkarma fırsatını kaçırmayıp kendilerini suya zor attılar.

Akşam Çimmesi

Sinop’ta yediğimiz geç öğlen yemeği ile karnımız çok da aç değildi. Bu nedenle ufak atıştırmalıklar ile akşam yemeğini geçiştirdikten sonra rüzgârın ve gecenin tadını çıkardık. Sonrasında ise çadırlarımıza çekilip günün muhasebesini yapmak için kendimizi uykunun kollarına bıraktık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest