Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti
Batı Karadeniz Turu 2. Gün
05.07.2021 Pazartesi
Ertesi sabah erkenden kalkıp sabah hasatını yapan Adil Abi ile bahçede turladıktan sonra güzel bir kahvaltı yaptık. Çocukluk arkadaşım olan Şaban, bizi motoruyla gezdirip sabah adrenalin seviyemizi tavan yaptırdıktan sonra ayrılmak için hazırlıklara başlamıştık bile.

Daha uzun kalmamız için ısrar edenlerle hem fikir olsak da tur uzun ve zaman kısıtlıydı, bu yüzden yanımızda çok büyük bir ailenin enerjisi ile yola koyulduk.

Yol üstünde ki Ambarköy Açık Hava Müzesine uğradıktan sonra bizi uğurlamaya gelen Şaban ve Sevda ile vedalaşıp Ladik’den ayrıldık.

Yeni Keşifler-Yeni Yollar-Yeni Heyecanlar
Biz senelik tatillerimizi bir yerde sabit geçirerek dinlenmekten yana neden kullanmıyorduk? Neden yorgunluğu ve belirsizliği seçiyorduk? Bunun cevabı sanırım yola revan olduğumuzda, yola koyulduğumuz anda, içimizde beliren yeni yerler keşfetme heyecanının ardında yatıyordu. Bu heyecan her ekip üyesinde aynı hissedilemez tabi ki ama en azından bu heyecanların filizlenmediği tek bir ekip üyesinin bile olmadığını bilmek gelecek için umut veriyordu bana.
İşte öyle karmaşık duygularla yeni keşiflere doğru yol alıyorduk. Nerde konaklayacağımızı, ne gibi manzaralara ulaşacağımızı ve hangi çayırda uyanacağımızı bilmeden gidiyorduk heyecanla. Özgürlüğün belirsizlikle bir ilişkisi var mı bilmem ama bu duygular bana özgür olduğumu da hissettiriyordu. Biz otelde rahat ama özgürlüğü kısıtlanmış gibi hissetmektense özgür ama belirsiz yaşamayı tercih ediyorduk, iyi ki de öyle yapıyorduk…

Karmaşık duygular içerisinde göz açıp kapayıncaya kadar Samsun’a ulaşmıştık bile. 2018 yılında Doğu Karadeniz Turumuzda Samsun’dan doğuya dönüp Doğu Karadeniz turumuzu tamamlamıştık. Fakat Samsun’dan batı istikametine hiç kırmamıştık direksiyonu. Bizim için yepyeni olan bu yollara koyulduktan birkaç saat sonra ilk durağımıza gelmiştik.
Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti
Daha önce Manyas Kuş Cenneti’ne gittiğimizden kuş cennetlerine karşı beklentimiz biraz kısıtlıydı, birkaç gözlem kulesi ve uzaktan kuş gözlemleyeceğimizi sanıyorduk ama Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti beklentilerimizin kat kat üstüne çıktı desek abartmış olmayız sanırım.

Belki bulunduğumuz mevsim fazla kuş çeşidi görmek için uygun bir zaman dilimi değildi ama gezilebilen bir coğrafya olması, içerisindeki biyoçeşitliliği hissetmeniz açısından çok tamamlayıcı olduğu kesindi. Belli bir ücret karşılığında yaklaşık iki saat süren “Safari” turlarına katıla bilindiği gibi bisiklet kiralayıp kendiniz de gezebilirsiniz.

Bisiklet için mevsim çok sıcak olduğundan ve çocuk sayımız fazla olduğundan golf arabaları ile yapılan safari turunu tercih ettik. Batı ucundaki kapıdan doğu ucundaki kapıya kadar birkaç yerde durup gözlem yaptıktan sonra doğu ucundaki kapıda yarım saatlik bir mola verdik. Bu molayı hem bir şeyler atıştırmak hem de gözlem yapmak için tükettikten sonra geri dönüşe başladık.

Deltanın içerisinde birçok göl bulunuyor, bu sulak alan hem kuşlar hem de mandalar için uygun bir coğrafya. Yılkı atları ve develeri de sayarsak kendimizi National Geographic belgeseline düşmüş gibi hissetmedik değil hani 🙂
Suların içinde çamur keyfi yapan Mandaların arasından geçip bol kakalı yollarda slalom yaparak başlangıç noktamıza ulaştıktan sonra biraz dinlendik. Çocuklar da midilli atlara binip su bisikletleri ile derede keşif yaptıktan sonra başımıza güneş geçmeden az önce bölgeden ayrıldık.

Bu sıcaklığın üstüne bir soğukluk yakışır diyerekten Bafra merkezde “Balkaymak Dondurmacısına” attık kendimizi. Hem dondurmalarımızı yedik hem de kamp yerimize geçmeden önce biraz alışveriş yaptık. Sonrasında ise ilk kampımızı kuracağımız yere doğru yola çıktık.

Niyet Sarıgazel Tabiat Parkı Ama…
Bafra’dan Ballıca ’ya giden ana yol üzerinde olan Sarıgazel Tabiat Parkı’nda kamp yapmaktı amacımız. Milli Parkların sitesinde kamp yapılabilir yazmasına rağmen kamp yapılamadığını öğrendiğimizde daha öncede tecrübe ettiğimiz bir gerçekle tekrar yüzleşmiştik. Ama olsun daha önceden tecrübeli olduğumuzdan ikinci alternatifimiz olan Ballıca sahildeki kampinglere yöneldik. Yeni açılan bir kampingde karar kıldıktan sonra çadırlarımızı kurduk. Bu sene çocukların büyümesiyle ihtiyaç olan üçüncü çadırı da ilk olarak burada açıp denedik.


Sivrisinek Mesaisi
Bafra ve civarında çok fazla sulak arazi olması ve beraberinde gelen çeltik tarlaları aslında bizi sivrisinekler konusunda düşündürmekteydi ama yapacak da çok fazla bir şey yoktu.

Çadır kurarken tanıştığımızı sivrilerin büyüklüğü bir nebze keyfimizi kaçırdı. Çadırlarımızı kurduktan sonra yemek hazırlanana kadar çocuklarla ufak bir deniz kaçamağı yapıp sahilde kudurduktan sonra geri kamp alanımıza döndük.


Sivrisineklerin gazabına uğramamak için hızlıca hazırlanıp çadırlara çekilmek niyetindeydik. Çocuklar hazırlanıp çadırlara çekildiklerinde sivrisinek varlığının garip bir şekilde azaldığını hissettik. Sanki bir mesaileri varmış gibi birkaç saatin içinde görünüp sanki ortalıktan kayboluvermişlerdi. Hem şaşkınlık hem de mutluluk veren bu olayı çılgın çay partisi ile kutladıktan sonra ilk günün yorgunluğu ile çadırlarımıza çekilip uykuya daldık.
























