Kızıldağ Milli Parkı
Yolculuk Başlasın
1. Gün 28 Temmuz Perşembe
Bilindiği gibi (Bizden başka kim bilecekse artık 🙂 )her sene yurdumuzun bir bölgesini ailelerimizle beraber kamplı geziyoruz. Bu sayede hem yeni yerler keşfediyoruz, hem de çocuklarımızın ülkemizi tanıyarak sevmesine katkıda bulunduğumuzu düşünüyoruz. Fakat en az 10 gün süren bu turlar zaman zaman çok yorucu olabiliyor. Oluşturduğu fayda ile karşılaştırıldığında belki ufak bir yorgunluk gibi geliyor çoğu zaman ama bazı durumlarda da pişmanlık da oluşturabiliyor.
Her sene yaptığımız yol maceralarından farklı olarak, bu sene farklı bir konsept denemeye karar vermiştik. Sabit bir yerde kamp yaparak hem daha fazla dinlenmeyi, hem de çocuklar ile daha fazla zaman geçirerek farklı aktiviteler ile de el becerilerini ve farklı alanlardaki tecrübelerini bu sayede arttırmayı planlamıştık. Bu sebeple planlarımızı daha önce de Orta Batı Anadolu turunda da iki gün konakladığımız “Kızıldağ Milli Parkı” üzerinden yapmaya başlamıştık.
Planların yapıldığı gün gelip çattığında arabalar çoktan hazırlanmıştı bile. Bütün yılın yorgunluğunu atacağımız kampımız bu yılda başlıyordu.

2. Gün 29 Temmuz Cuma
Bu yılın diğer yıllardan farklı olarak yanımıza kampta zaman geçirebileceğimiz birçok ekipman ve aktivite almıştık. Bunların başında bisikletlerimiz geliyordu. Ekibe yetecek kadar bisiklet ile gelmiştik kamp yerine. Bol bol bisiklet sürecektik anlaşılan. 🙂
Güne güzel bir kahvaltı ile başladık. Diğer yıllardan farklı olarak hiç acelemiz yoktu. Kahvaltı sonrası miskinliğinin ardından çocuklar çeşitli oyunlar ve koşuşturmanın peşine düştüler.
Sıcak inceden kendini hissettirdiğinde gölgenin altında dinlenirken ufak bir dondurma kaçamağı yapıldı. Sonrasında ise güneşin etkisini kaybettiğinde yapmayı planladığımız “Sedir Yolu” bisiklet turu için bisiklet hazırlıkları tamamlandı.

Bu arada burada Kamp alanı tanıtımı için ufak bir ara vermek istiyorum.
Kızıldağ Milli Parkı
Isparta ’nın Şarkikaraağaç İlçesi’nde bulunan Kızıldağ Milli Parkı bol oksijeni ile tanınan bir yer. Genellikle akciğer rahatsızlıkları yaşayan kişilerin uzun süre kamp yaptıkları bir bölge. Aynı zamanda bölge halkının da günübirlik kullandığı bir piknik alanı olarak da hizmet veriyor. Bungalov evler, çadır alanı ve karavan alanı ile üç farklı alternatifte konaklama imkanı var.
Bölgede üç farklı yürüyüş rotası mevcut. Dağ rotası 1900 metre rakıma çıkan yaklaşık 7 km lik zor bir rota. 2. si dağ rotasına göre daha kolay olan 11km lik Beyşehir Gölü ne giden göl rotası. Üçüncüsü ise daha kolay ve kısa olan sedir rotası, genellikle bu rotayı kampçılar sabah ve akşam saatlerinde düzenli olarak yürüyor.
Bölgede market yok fakat yaklaşık 7 km aşağıda Şarkikaraağaç ilçesinde ihtiyaçlar giderilebiliyor.
Özellikle ilk kamp deneyimini yaşayacak kişilerin tercih edebileceği, temiz, düzenli elektriği prizleri bulunan güzel bir kamp yeri. Aynı zamanda tesisin çadırlarından da faydalanabileceğiniz bir kamp hizmeti mevcut.
2022 ücretleri şu şekilde
- Kendi çadırınız var ise çadır yeri 65 TL
- Çadırınız yok ise çadırı içinde olan yer 170 TL
- Konteyner ev 340 TL
- Bungalov evler kişi başı hafta içi 190 TL haftasonu 215 TL. 0-8 yaş ücretsiz.
Kızıldağ, eşsiz doğası ve bol oksijen ile ziyaretçilerini bekliyor.
Sedir yolu Çocuklarla Deneyimleme
Havanın bir nebze serinlemesi ile kamp alanının en kısa parkurunu çocuklar ile bisikletle geçmeyi denemeye karar verdik. Yaklaşık 3 km lik iniş ve çıkışlarla dolu kısa maceramızı, bol oksijenli, bol manzaralı olarak kazasız belasız bitirmiştik. Bu mutluluk ile akşam emeğimizin tadını çıkardık.
Sonrasında ise yaklaşık 5 km uzaktaki çeşmeden su duldurmak için yola koyulduk. Amaç hem su doldurmak hem de yeni aldığımız tur çantalarını denemekti. Yine bol manzaralı ve bir o kadar da yorucu parkurun ardından günü batırdık.

İlk günün ağzımızda bıraktığı güzel tadın keyfini çıkarırken, bir sonraki gün yapacaklarımızı planlayarak günü tamamladık.
3.Gün 30 Temmuz Cumartesi
İkinci güne merhaba derken yine dünya bizi bütün güzellikleri ile selamlıyordu. Kahvaltımızı yaptıktan sonra çocuklar ile bazı aktiviteler eşliğinde serin saatlere ulaşmayı planlıyorduk.
Çivi Futbol Sahası Turnuvası
Tur öncesinde yanımıza aldığımız tahta parçaları, çekiç ve çivi ile, bizim çocukluğumuzda oynamaktan zevk aldığımız çivi futbol sahası yapmaya karar verdik. Sahanın ve kalelerin yerlerini belirledikten sonra çocuklar çivileri sırayla çakmaya başlamışlardı bile.
Çocukların bazıları sahanın yapımı ile meşgulken diğer ekip de günlük planladığımız Kur’an ve Elif Cüzü derslerini alıyorlardı.
Cüz dersleri ve futbol sahası inşaatı tamamlandıktan sonra yaptıkları güzel oyunun tadını doyasıya çıkardılar çocuklar.
Bu sırada zaman epey ilerlemişti. Acıkan karınlar doyurulduktan sonra akşam serinliğinde yine Sedir Yolunda yürüyüşe çıkıldı. Kimimiz bisikletli, kimimiz çocuk arabalı, kimizim de yayan olarak bol oksijenin tadını çıkardık.
Sonrasında ise kamp yerimize dönüp gün batımı eşliğinde cebimize koyduğumuz güzel anıları çayımıza katık yaptık ve günü sonlandırdık. Ertesi gün yapacağımız çılgın aktivitenin heyecanı ile uykuya daldık.
4.Gün 31 Temmuz Pazar
Ailenin babaları, çılgın fikirlerini hayata geçirmek için sabahın ilk ışıklarında uyandılar. Amaç dağ yolunu bisikletle çıkıp zirveye ulaştıktan sonra bisiklet ile yokuş aşağı rahat rahat inmekti. Faat yol hiç de planlandığı gibi rahat değildi.
Dağ Yolu Bisiklet Turu
Saat 6 sularında yaklaşık 7 km lik yola revan olundu bisikletler ile. Sabah serinliğinde çıkmanın avantajı ile ilk km lerin hızlıca aldık. Fakat yaklaşık 1900 mt rakımlı tepeye bisikletleri iterek ulaşmak epey bir can yaktı. Fakat bütün eziyetine rağmen bugün olsa tekrar yaparım diyeceğim bir macera yaşanıyordu.
Zirvedeki Yangın Gözetleme kulesine varıldıktan sonra görevli abimizin bize ikram ettiği çay eşliğinde manzaranın tadını çıkardık. Kendisi bize biraz “Deli” gözüyle baksa da o noktaya bisiklet ile çıkan sayılı kişiler içine girmekten mutluyduk.
Geri dönüşte bisikletten inmeden yokuş aşağı rahat rahat inmeyi planlamıştık ama taşlı ve çukurlu yollar bize planladığımızdan farklı bir deneyim yaşattı. Turun sonunda zor yolların bisikletleri hırpaladığı ama kıramadığı için, zorlandığımız ama pes etmediğimiz için, sağ salim kamp yerimize ulaştığımız için mutlu ve şükür doluyduk.
Öğlen saatlerinde kamp alanına geri döndük. Biraz dinlendikten sonra çocuklarla çeşitli oyunlar oynayarak akşamı etmiştik bile. Sonrasında ise yemek çay keyfi yatış rutini ile günü tanımladık.

5.Gün 1 Ağustos Pazartesi
Kampımızın 5. gününe rutin kahvaltımız ile başladık. Hava biraz sıcak olduğundan dolayı ekstra bir aktivite yapmadan gölgede çocuklarla zaman geçirmeyi tercih ettik. Bol oksijen eşliğinde çivi çakma aktiviteleri yapıldı, tornavida ile vida sıkarak el becerileri geliştirmeye çalışıldı. Günün ilerleyen saatlerinde misket oynayarak dolu dolu bir gün geçirildi. Ertesi günkü planlanan büyük bisiklet sürüşü için bol bol enerji toplanarak gün tamamlandı.
6.Gün 2 Ağustos Salı
Kızıldağ kamp alanının tecrübe etmediğimiz son rotası olan “Göl Rotasını” bisikletle tecrübe etmeye kararlıydık. Bu nedenle 6.günümüze günün ilk ışıkları ile başladık. Erkenden kalktık zira dağ yolunda toplamda 20 km yol gidecektik ve sıcağa kalmak istemiyorduk.
Bisikletlerimizi hazırladıktan sonra hızla yola koyulduk. Güzel manzaralar eşliğinde yokuş aşağı göle doğru yol aldık. Acelemiz yoktu, bu nedenle her noktada durup yolun keyfini çıkardık.
Göle vardığımızda akşamdan hazırladığımız kahvaltılıkları göl manzarası ve göl ahalisi ile miğdelerimize indirdik. Karnımız doyunca enerjimiz yerine gelmiş olacak ki geri dönüş yolu için sabırsızlanmaya başlamıştık. Bu sabırsızlığın bir nedeni de hem yokuş yukarı hem de sıcak ile çıkmaya pek gönüllü olmamamız da etkili olmuş olabilirdi.
Sıcağın da etkisi ile her fırsatta mola veriyorduk ve bulduğumuz her su kaynağından faydalanıyorduk. (Kafalar ve şapkalar ıslatılarak 🙂 ) Molalarımızdan birini verdiğimiz bir çeşme başında karşılaştığımız yılan ve avladığı kuşu yutuşuna şahit olmak da belki de bu turun en çok hatırlanılacak olayıydı.
Saat 11:00 gibi kamp alanına döndüğümüzde yorgunluğun yanında bir görevi daha bitirmenin haklı gururu vardı her birimizde.
Sonrasında bütün günü dinlenerek geçirdik. Akşam ise yemek, çay ve gece oyunları (Komşu kampçılar ile futbol maçı) ile günü tamamladık.
7.Gün 3 Ağustos Çarşamba
Kamptan bugün ayrılınacağı için kahvaltı sonrası çadırlar sökülerek eşyalar arabanalara yüklendi. ve 1 haftadır bize ev sahipliği yapan ormanla vedalaşıldı.

Bu bölgeden eve dönerken her seferinde uğradığımız Ahmet Amca’nın Çavuş Köyü’ndeki evine uğrayıp onları ziyaret ettik. Her zamanki misafirperverlikleri iki arada hazırlık yapıp yine bizi mahcup ettiler. Sıcak çay eşliğinde hazırlanan yiyeceklerin tadına baktıktan sonra çilek tarlasına da uğramayı ihmal etmedik.
Çilekleri, karpuzları ve daha sayamayacağım çeşitteki zerzevatı arabamıza yükleyip bu gani gönüllü kişilere veda ettik.
2022 nin bu 1 haftalık kampını da bu şekilde tamamlamış oldu. Her sene yaptığımız gezmeli kamplardan farklarını şu şekilde sıralayabiliriz.
- Sabit kamp yapmak gezmeye göre daha az yorucu. Gezmeli kamplarda ise yorucu olmasının yanında daha fazla yer keşfedildiğinden dolayı daha çok yer görülebiliyor.
- Sabit kamp yapıldığında zaman bol ve acele edilecek birşey olmadığından bu süre zarfında çocuklar ile farklı aktiviteler yapılması mümkün oluyor. Bu tip kamplar çocuklar için daha eğlenceli ve öğretici olabilir.
- Bölge hakkında daha fazla detaylı bilgiye sahip olmak için gerekli zaman ve gözlem şansı yakalanabiliyor. Gezmeli kamplarda bölgenin biraz daha özeti alınabiliyor.








































































