Ilıca Şelalasi – Horma Kanyonu – Pınarbaşı
Batı Karadeniz Turu 6. Gün
09.07.2021 Cuma
Küre Dağları Milli Parkı sınırları içinde kalan bölgede birçok kanyon, şelale, yayla ve sayamayacağım doğa harikası mevcut. Çoğunu görmek ve gezmek istediğimizden, bu bölgede uzun süre kalmak niyetindeydik. En çok merak ettiğimiz, mekânın yanı başında olan Ilıca Şelalesi ve devamındaki Horma Kanyonu idi. Gün yoğun geçeceğinden sağlam bir kahvaltı yapıldı, cuma namazı için camiye gidilip gelindi, çantalar hazırlandı ve yürüyüş başladı. İlk hedef Ilıca Şelalesi.

Ilıca Şelalesi
Ilıca Şelalesi kamp yaptığımız yerden yürüme mesafesinde olduğu için arabayı kıpırdatmadan tabana kuvvet yürüdük. Kısa sürede şelalenin girişine ulaştık. Şimşir ağaçlarının arasından süzülen patika yoldan menzile vardığımızda, azımsanamayacak bir kalabalık vardı. Dağların arasından süzülüp gelen yaşamın kaynağı, eşsiz bir doğa harikasına dönüşmüş.


Horma Kanyonu ve Tarihi Hata
Ilıca şelalesinden ayrıldıktan sonra Horma Kanyonu’na ayrıca bir ücret ödemeden girilebiliyor. Biz de öyle yaptık fakat kanyona girdikten sonra fark ettik ki herkes gider Mersin’e biz gideriz tersine. Toplamda 3 km’lik ahşap yürüyüş rotası ile muhteşem bir deneyim sunan kanyonu, aşağıdan yukarı doğru yürümeye başlamışız. Hafif de olsa yokuş çıkarak devam eden yolun manzarası, yaptığımız yanlışı silip götürmüştü. Yılmak yok yola devam.
Yaklaşık dört senede büyük bir zahmetle yapılan bu 3 km’lik yürüyüş yolu, kayalıklara sabitlenmiş platformlardan oluşuyor. Her adımda nefesinizin kesilmesi, dönemeçlerin karşınıza çıkardığı tabiat harikaları, hemen tepenizde var olan kayalar yolculuğa heyecan katıyor, adrenalinle doluyorsunuz. Türkiye’de görülmesi gereken yerler listesi yapsak ilk 10’a kesinlikle girer.
Hayranlık, şaşkınlık, yükseklikten korusu olanlara kaygı, ama ekseriyetle yaşadığımız toprakların güzellikleri için şükür duyguları içerisinde 3 km’lik yokuş yukarı olan yolculuğumuz göz açıp kapayıncaya bitivermişti.
Bize göre kanyonun sonu, ama aslında başlangıç noktası olan yerde yemek alanları, tuvaletler, mescit ve kamp alanı inşa edilmiş. Bu bölgede bir süre dinlendikten sonra kamp alanına gitmek için taksi arayışına girdik. İşletme sahibi belli bir ücret karşılığı bizi obamıza götürmeyi teklif etti. Biz de kabul ettik.

Kamp alanına geldikten sonra aracımızı alıp Pınarbaşı merkeze doğru yola çıktık. Amacımız hem ilçeyi gezmek hem de bir şeyler yemekti. Bir ara kanyonda bir şeyler atıştırsak mı diye düşündük lakin Allah’tan vazgeçmişiz. Zira bu kararımız, tahmin edemeyeceğimiz bir lezzetle tanışmamıza vesile oldu.
Eşsiz Lezzet Karaçorba
Yemek yiyebileceğimiz yerleri önceden araştırırken internette karşımıza çıkan bir esnaf lokantasına gitmeye karar vermiştik. Köylüm Mantı Evi adındaki bu mekânda mantı yemek niyetindeydik.

Şefin önerisi üzerine coğrafi işarete sahip Kara Çorbanın da tadına bakmak istedik. İyi ki de istemişiz zira çok lezzetli ve şifalı bir çorba ile tanıştık. Bu bölgeye gelecekler için tavsiyemizdir, yemeden dönmeyin. Lezzetli mantı ile sonlandırdığımız yemeğin üzerine içtiğimiz demli çay ve hoşsohbeti heybemize koyup lokantadan ayrıldık.

Eksiklerimiz için alışveriş yapıp ufak bir ilçe turunun ardından kamp alanına geri döndük. Oyunlar oynandı, çaylar içildi, dersler çalışıldı. Tatlı yorgunluğun verdiği ağırlık ile gün tamamlandı.















































