Salda Gölü

Orta Batı Anadolu Turu 2. ve 3. Gün

(29-30 Temmuz 2019 )

Ertesi gün sabah erkenden kalkıp kahvaltımız yaptıktan sonra etrafı kolaçan etmeye koyulduk. Ön keşif ekibi çocuklar, ilk çalışmayı yapmışlardı.

Yaklaşık 20-30 dk’lık (4 çocuk 1 bebekle, baba şuna baksana, baba yoruldum sesleri arasında) bir yürüyüşten sonra gözlem kulesine ulaştık.

Teras Keyfi

Bir süre burada takıldıktan sonra, göl kenarına gittiğini düşündüğümüz diğer patikadan aşağı inmeye başladık. Ufak bir kaybolma macerasından sonra (inerken sağa dönüşü gözden kaçırmışız da 🙂 ) gölün kenarına ulaştık.

Ulu Çınar
Göle Taş Atmaca

Su gördüğümüz her yerde yaptığımız, taş atma, taş sektirme eğlencelerinin ardından gölde nazlı nazlı yüzen yılan balığını da seyredip Eğirdir merkeze doğru yola çıktık. Aslında planımız 2 gece Kovada’da yatmaktı fakat sivrisineklerin çokluğu ve yüzsüzlüğü tadımızı kaçırdı.

Kovada Gölü’nden saat 14:00 gibi ayrılıp Eğirdir merkezdeki Şahin Tepesine çıktık. Burada manzaranın tadını çıkarıp, biz kahvelerimizi yudumladık, ufaklıklar taze sıkılmış portakal sularını içtiler.

Elektrik telleri de olmasa…

Tepede bir tesis mevcut, fiyatlar normale göre biraz pahalı ama manzara hesaba katıldığında makul bir seçenek.

Yaklaşık 40 dk’lık bir yolculuğun ardından Isparta merkeze ulaştık. Vaktimiz olduğundan bedesten ve Ulucami gezisi yaptık.

Önceden belirlemiş olduğumuz Isparta kebabını midemize indirmeye kararlıydık. Tercih ettiğimiz Ferah Kebap sosyal medyada iyi not almış bir işletme. Biz memnun kaldık.

Yemeği yedik ve tekrar yollara düştük. 1,5 saat süren yolculuktan sonra Salda Gölü’ne ulaştık. Yol üstünde gölün kenarında konaklanabilecek alanlar mevcut ama bir önceki gün sivrisineklerden rahatsız olduğumuzdan pek niyetli değildik buna. Göl manzarası olan, lakin su kenarından uzak İlkay Pansiyonu tercih ettik. İşletme yeni ve birçok eksiği var. Tuvalet ve banyo ihtiyacınızı pansiyonun içinde halledebiliyorsunuz. Ayrıca dışarıda, bulaşık falan yıkayabileceğiniz bir çeşme de mevcut. Samimi ve yardımsever insanlar işletiyor, bu yüzden eksikleri görmezden gelip çadırları kurduk.

Çadırlar Hazır

Gecelik çadır ücreti olarak 50 TL talep ettiler , 2 gece kalıp 2 çadır için toplam 150 TL verdik.

Ertesi gün gölde yüzebileceklerini duyan küçük sukuşları, çorbalarını içip erkenden uyudular. Biz de çaylarımızı yudumlayıp, rutin gökyüzü seyranımızdan sonra, uykuya yelken açtık.

Çorbamız kaynıyor şükür…

Sabah erkenden kuş, tavuk ve horoz sesleriyle uyanıp kahvaltımızı yaptık. Bugün günlerden göl sefası günü. Daha fazla bekleyemeyecek olan çocuklara mayolar giydirildi, güneş koruyucuları sürüldü nihayet hedefimiz, Salda plajı.

Saldivler

Kaldığımız yer ile plaj yaklaşık 5 km. Plajı kaymakamlık işletiyor, giriş 10 TL. Bu alanda kamp yapmaya izin verilmiyor. Soyunma kabinleri ve duş mevcut. Ayrıca yeme içme için ufak büfe tarzı yerler de var. Ama bu dediğim yerler ile göl arası yaklaşık 200 metre. Sanırım su yaz aylarında çekildiğinden tesisle göl arasındaki mesafe açılmış.

200 metrelik arayı uçarcasına aştıktan sonra plaja ulaştık . Çocuklar uzun bir çöl yolculuğundan çıkmışcasına kendilerini göle attılar ve ikindi sonuna kadar da çıkmadılar. Su serindi hatta kimilerine göre soğuk bile sayılabilirdi.Kimin umurunda 😉

Göl şimdilik temiz, zemini kil ile balçık arası kıvamda. Bu çamur cilt hastalıklarına, eklem ağrılarına iyi geliyormuş.Hatta kan dolaşımını hızlandırıp, yaşlanmayı geciktiriyormuş.

Çocuklar kah suya girdiler, kah üşüyüp güneşte ısındılar derken zaman su gibi aktı gitti. Akşama doğru gölden ayrılıp kamp alanına döndük. Banyolar yapıldı, çamaşırlar yıkandı. Çocuklar etrafta tavuk kovalarken, yemekler pişirildi. Karnımızı doyurduk, çaylarımızı yudumladık. Kayan yıldızlardan dilek tutup, gecenin hakkını verdik.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir