Birgi ve Ödemiş

Orta Batı Anadolu Turu 7. ve 8. Gün

(03-04 Ağustos 2019)

Sabah kalk borusu ötüp rahatbatangiller uyandıktan sonra kahvaltı yaptık. Bugün göçü toplayıp Ödemiş’in Birgi mahallesine doğru hareket edecektik. Dayımız Ödemiş’te oturduğundan planımız, kendisinden kamp yeri ile ilgili tavsiyeler alıp bir önceki gün belirlediğimiz kampingde kalmaktı.

Kahvaltılar yapıldı, çadırlar toplandı, araba yerleştirildi ve öğlen saatlerinden önce yoldaydık.

Ödemiş’e vardığımızda dayımız, çocuklarla çadırda sefillik(😄) çekmemize izin vermeyeceğini, kendi evleri varken bizi başka bir yere göndermeyeceğini kat’i bir dille belirtti. Biz de büyüklerin sözünü dinleyip Ödemiş’te dayımızın evinde kalmaya karar verdik. Ama öncelikli olarak Birgi’yi gezmek istedik.

Birgi eski bir Osmanlı Kenti. Tarihi dokusu bozulmamış ve birçok konak restore edilmiş. Sokakları, tarihi binaları ve konakları ile görülmesi gereken yerlerden. Merkezde bulunan “Aydınoğlu Mehmet Bey Cami” de bu mekanların başında geliyor. Hicri 712 yılında inşa edilmiş, sağolsun imamı da tarihi ile ilgili faydalı bilgiler verdi.

Birgi’yi gezdikten sonra dayı konağımıza doğru revan olduk. Evlerine taşınalı daha üç-dört gün olmasına rağmen bize sıcacık kucağını açan, çamaşırlarımızı yıkayan, banyo hizmetiyle tazelenmemizi sağlayan anne yarısı yengeye ne desek az. Elceğizleriyle yaptığı parmak şeklinde köfteleri ve meşhur Ödemiş patatesini kızartıp sonra da mis gibi domates sosuyla fırına veren yengemiz, bir de yoğurt çorbasıyla gönüllerimizi ve de midelerimizi fethetti. Ödemiş’in meşhur cumartesi pazarına, saat ve çocukların yorgunluğu nedeniyle gidemedik, eğer Ödemiş ipeği almadan gitmem diyorsanız ihmal etmeyin uğramayı.

Ertesi gün mükellef bir kahvaltıdan sonra, Ödemiş’e yakın ve kamp yapılabilecek bir göl kenarında, Gölcük Gölü‘nde kamp yapma arzusundaydık. Lakin öğrendik ki Ödemiş’in en serin yaylası, pazar günleri ana-baba günü gibi oluyormuş. Piknikçilerin mangal dumanları, gecelere kadar devam ediyormuş. Velhasıl büyük nasihati dinleyip, ilçe merkezinde dolaştık. Kar helvası nam-ı diğer karsambaç, her sıcak memlekette var sanırım. Seyyar tezgahlarda bulabileceğiniz bu tadı, meyve çeşitleriyle sunuyorlar. Biz karadutlu kar helvası yedik, serinledik.

Kar Helvası, özellikle karadutlu olanı tavsiye ederiz.

Parkta bahçede vakit geçirirken, karnımızın guruldadığını hissedince meşhur Ödemiş tostuyla açlığımızı giderdik. Bizim oturup soluklanacak esintili bir yere, çocukların da parka ihtiyaçları vardı. 125. Yıl Kültür Parkına gelip, bir salkım söğüdün altına oturduk. Çocuklar kaydıraktı, salıncaktı, köpekti, ördekti koştururken bizler de süvari kahvemizi höpürdettik, keyifler tam oldu. Efendim biz de yeni öğrendik, Ödemiş’te çay bardağı ile su bardağı arası bir boyda getirilen kahveye bu adı vermişler, tat aynı tat.Kafe belediyeye ait, bu yüzden fiyatlar makul. Bir de çocukların eğlencesi, büyüklerin işkencesi havuz bisikleti de var havuzda. 😄

Süvari Kahvesi
Kürek İşkencesi
Köpek gören masum köylü 🙂

Çocuklar oyun oynayıp parkın tadını çıkardıktan sonra eve geçtik. Bu kadar gezip dolaşmanın üstüne yengemiz çorbasıyla, fırında zeytinyağlı biber dolmasıyla, zeytinyağlı börülcesiyle ve kuzenimizin yaptırttığı töngül pidelerle ( içi yumurtalı maydanozlu kapalı ve açık şekilde sunulan lezzetli pide ) mükellef bir sofra donattı. Üzerine buz gibi kesmece kütür kütür Ödemiş karpuzunu da yiyince, ya hu bizim şimdiye kadar yediklerimiz karpuz değilmiş dedik. Yemek, konaklamak, samimiyet, en güzeli de sabahlara kadar süren muhabbet, varolsunlar sağlıkla daima yamacımızda.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest