Tınaztepe Mağarası-Üzümdere Milli Parkı
Güney Batı Konya Turu 4. ve 5. Gün
18-19 Temmuz 2020
Cumartesi sabahı kalkıp kahvaltımızı yaptık. Hafta sonu parkın kalabalık olacağını düşündüğümüzden bize yol görünmüştü; çadırları ve malzemelerimizi toparladık. Sonraki kamp alanı olarak planımız, daha az kalabalık olabileceğini düşündüğümüz Üzümdere Milli Parkıydı. Kamp yerlerini planlarken burası hakkında birkaç yetkili ile görüşmüş ve mekan için birkaç alternatif belirlemiştik ama uygun olan yeri keşif sonrası belirleyecektik.
Tınaztepe Mağarası
Seydişehir merkezden bir sonraki günler için gerekli malzemelerimizi tedarik ettikten sonra yola düştük. Antalya’ya giderken her seferinde yanından uğramadan geçip gittiğimiz Tınaztepe Mağaraları ilk hedefimizdi. Yaklaşık 25 km sonrasında öğlen saatlerinde vardık Tınaztepe’ye.
Dünyanın en uzun mağaralarından olan Tınaztepe 1968 yılında keşfedilmiş. Dışarısı 35 derecenin üzerindeyken içeri girdiğimizde adeta buzdolabına girmişçesine soğuktu. Öncesinde tedarikli olduğumuzdan polarlarımızı giyip devam ettik. Çok geniş ve uzun olan bu mağara yer yer daralıp- genişleyerek devam etti. Yaklaşık 1,5 km sonra yürüyüş platformu son buldu ve geri döndük. Dışarı çıktığımızda bizi karşılayan sıcağın yüzümüze vurmasıyla, mağarada mı konaklasak diye düşünmeden edemedik.
Melas Vadisi
Ufak bir meyve molasından sonra Tınaztepe mağarasından ayrıldık. Antalya istikametinde devam edip Cevizli Yol ayrımından Beyşehir’e doğru saptık. Cevizli girişinden sola dönüp kamp alternatiflerinden ilki olan Ada Balık Restoranta yöneldik.

Melas Vadisi diye adlandırılan bölge Üzümdere Milli Parkı Sınırları içerisinde. Ayrıca bölge yaban hayatı geliştirme sahası olduğundan her türlü vahşi hayvan ile karşılaşmanız mümkün.
Yolun son 10 km lik kısmı vadiye iniş şeklinde. Yollar gidilebilir seviyede ve çok bozuk değil. Tadına doyulmaz bir manzara eşliğinde toplamda 45 km lik bir yolun ardından kamp yapmayı planladığımız Ada Balık Restoranta vardık.
Ortak kullanılan tuvalet ve ücretsiz kablosuz internet hizmeti sunulan restoranın çalışanları uygun olabilecek bir yer gösterdiler sağolsunlar. Kamp alanı, aracımızı park ettiğimiz yerden daha aşağıda, dere kenarında çakıllı bir toprak olduğundan ilk etapta kalıp kalmama noktasında tereddüt yaşadıysak da nihayet kampımızı attık. 2 çadır 2 gece toplamda 100 liraya anlaşıp otağ kurma hazırlıklarına başladık. Zemin çalışmaları sonucunda çadırlar kuruldu ve yemek hazırlıklarına girişildi.

Suyun sıcaklığı ikindi saatinde girmeye uygun olmayacak kadar düşüktü. Bu yüzden çocuklar suya taş atma ve balık tutma oyunları ile yetinmek zorunda kaldılar.

Günün sürprizi ise önümüzden, dağcıların kucağında geçen yaralı yavru dağ keçisiydi. Yaralı hayvanı yetkililere vermeye götürüyorlardı sanırım.

Akşam yemeğini erken bir saatte yedikten sonra suyun kaynağına gidip su doldurduk ve ertesi gün suya girilebilir yerleri tespit ettik.

Bölge aynı zamanda böcek çeşitliliği ile göz kamaştırdığından(!) akşam karanlık bastırdıktan sonra çaylarımızı yudumlayıp erkenden çadırlarımıza çekildik. Cırcır böcekleri eşliğinde huzurlu bir gece bizi bekliyordu.
Üzümdere Milli Parkındaki kamp alanımızın 1. gününden geride kalanlar
5. Gün
Rahat bir uykunun ardından sabah erkenden güne merhaba dedik. Dereye girmek için sabırsızlanan minikler ile kahvaltılar hızlıca yapıldıktan sonra mayolar giyildi ve mutlu son.
Çocuklar ilk etapta soğuk suya girmekte tereddüt yaşasalar da gün boyunca içinden çıkmadılar.
Bu sene tasarladığımız kamp duşumuzu denemek buraya nasip oldu.

Kamp duş torbalarında ve bidonda ısıtılan sular ile ilk defa açık alanda duş yapma tecrübesi yaşadıktan sonra doğanın keyfini çıkarmaya devam ettik.
Kene Vakası
Günün talihsiz olayı, en minik kampçımızın koltuk altında keneye rastlamamız oldu. Restoran çalışanlarının yanına gidip bu bölgede ölümlü bir kene vakasının olup olmadığını sorup keneyi gösterdikten sonra korkulacak bir şey olmadığı öğrendik. Çalışanlardan deneyimli biri keneyi çıkarıp içimize bir miktar su serpti.

Doktor arkadaşlardan da bilgi alıp, miniği gözetim altında tuttuk ve şükür ki korkulacak bir durumla karşılaşmadık. Hepimize genel bir kene taraması yapıp, deredeki birkaç noktada suyla günü geçirdikten sonra yemeklerimizi yedik. Karanlık ile birlikte çadırlarımıza çekilip uykuya daldık.
2. Günden Kalanlar






























