Çocuklarla Kamp

Öncelikle şunu belirtelim ki bizler,çocuklarını bir yerlere bırakıp da gezip-kafa dinleme anlayışına karşıyız. Eğleneceksek de sıkılacaksak da mümkün olduğunca birlikte bir şeyler planlıyoruz. (Burda da rahat batması söz konusu ). Zira kuzucuklar göz açıp-kapayıncaya kadar büyümüş oluyor ve ilerde sizden bağımsız bir hayata devam ediyor. Buyüzden beraber geçirdiğimiz her anı, kar bilenlerdeniz.

Gölge Oyunu (Lord Garmadon)

Konar-göçerlik ve yollarda olmak çocukla daha zordur, görüşü neden yaygın? Çocuk dediğin canlının ihtiyaçlarını karşılamak, belli bir yaşa kadar anne-babanın görevi ve ebeveynler bu görevi, dertsiz-tasasız steril ortamlarda, evlatlarının isteklerini hemen karşılayabilecekleri gelişmiş ( ! ) şehirlerde yerine getirmekten hoşlanıyorlar.

Yani problem çocukta değil, mesuliyetlerini doğada yerine getirmekten korkan anne-babada. Dağda-bayırda hastalanırsa ne yaparız, arabada yolda giderken nasıl oyalarız, kamp yemeklerini yemez ki, ya arı sokarsa ya diken batarsa … gibi kaygılar, çocuğun haricinde anne-babanın hayata bakışlarıyla alakalı.

“Yeryüzünün güzelliğini seyre dalanlar, yaşam sürdükçe tükenmeyecek güç pınarları bulurlar.”

Rachel Carson

Bütün dünyanın ve bütün insan ilişkilerinin “keyfe, hazza “ göre hazırlandığı günümüz zamanında bizim için kamp yapmak demek; bir kaç saati tek arabanın içinde 9 kişiyle geçirebilmek, uyuyabilmek için kendi evini kendin kurmak, acıktığında yemeğin pişmesini beklemek, kazanda ne kaynadıysa ona razı olup hep beraber sofraya oturmak, kendi evlerindeki diğer canlılara yakından bakmak ( köpek, kurbağa, kirpi, inek, keçi, kaplumbağa, türlü böcekler, kuşlar), mantarlar-taşlar-fosiller arayıp etrafı keşfetmek, akşamları fener ışıklarıyla Star Wars’çuluk oynamak ( üzgünüm, animatörler yok oyunun direk içindesiniz ), geceleri sesli kitap okumak, yıldızları seyretmek, etrafımızdaki çöpleri olması gerektiği yerlere koymak ( tatilde başkalarının çöpünü toplamak fikri tuhaf gelebilir size ), zorluklarla-yokluklarla karşılaşınca pratik çözümler üretebilmek ( vahşi kamp alanlarında doğaya zarar vermeden tuvalet ihtiyacını giderebilmek ), yerde konforsuz şişme matların üzerinde bebekler gibi uyuyabilmek …Durmak, sakinleşmek, yaşamın farkında olmak, tüm mesele bu!

Neden her imkanın elimizin altında olduğu, istediğimiz şeye rahatlıkla ulaşabileceğimiz, sıkıntı çekmeden-yorulmadan tatil yapabileceğimiz yerleri tercih etmiyoruz? Çünkü tercihler bir duruş sergiler, kim olduğunuza neyi benimsediğinize dair. Bizi, öbürüyle aynı şeyleri yapmak durumuna teşvik eden tüm hazır paketleri sağlıklı bulmuyoruz. Dinlencemiz bize mahsus, süprizlerle dolu elhamdülillah. Ve bize eğlenceli gelen, doğal, özgür bu tatilde en kıymetlilerimiz çocuklarımızın sorumluluğunu üstlenmek kaymaklı ekmek kadayıfı.

“Yine sağlık buldum,dağların serin rüzgarlarında ve billur sularında yaşama döndüm…”

John Muir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest